You are not logged in.

VATAN İÇİN YAŞAYIP, VATAN İÇİN ÖLDÜLER ONLAR TOPRAĞA DEĞİL, KALPLERİMİZE GÖMÜLDÜLER..

NuR

CHEF

  • "NuR" started this thread

Posts: 12,299

Level: 57 [?]

Experience: 32,163,560

Next Level: 35,467,816

Danksagungen: 556

  • Send private message

1

Friday, November 9th 2007, 10:01pm

Ulu Önder ATATÜRK'ü Saygı ile Anıyoruz.




Ulu Önder ATATÜRK'ü Saygı ile Anıyoruz.

Sen oldukça TÜRKİYE ve TÜRKLER
Biz oldukça SEN ve TÜRKİYE ilelebet yaşayacaksın.
Hiç kimse senin ve senin önderliğinde bu ülkeyi varetmek için Çanakkkale'de. BÜyük Taarruz'da mücadele verip
Kanıyla bu bayrağa renk veren aziz şehitlerimizi unutmakyacak

Eğer o renk hala başkaları tarafından farkedilemiyorsa bugünde dökülen şehit kanlarıyla dahada parladıkça
gözlerini dalgalandıkça kamaştırmaya devam edecek
SEN RAHAT UYU SÖZ VERİYORUZ.


[GLOW=white]ONUR-BOARD TEAM[/GLOW]



[media]http://www.freewebtown.com/saydemir32/01.mp3[/media]





NuR

CHEF

  • "NuR" started this thread

Posts: 12,299

Level: 57 [?]

Experience: 32,163,560

Next Level: 35,467,816

Danksagungen: 556

  • Send private message

2

Friday, November 9th 2007, 11:26pm

[GLOW=darkred]Sevgili ATATÜRK

69 yıl oldu senden ayrılalı .
Sen gittikten sonra hiçbir şey aynı kalmadı.Kalmamalıydı zaten.
Çünkü sen bize hep ileri , daha ileri gitmemizi söyledin .

Çalışkan olmadığımızı biliyordun , bizi onurlandırmak için bizi ' çalışkan ' , ' zeki ' diye nitelendirdin .
Ama sen de pek inanmıyordun ki ; övünüp güvenebilmemiz için ' ÇALIŞ ' dedin .

Bazıları çok çalıştı ATAM .
Senden sonra senin eserlerini bir bir ortadan kaldırmak için çok çalıştılar .
Çoğunu başardılar da .

Sandılar ki böylece senin ilkelerini unutturacaklar bize ve bizi devrimlerinden yoksun bırakacaklar .
Yok ATAM ,yağma yok .

Sen bizim için geceni gündüzüne katıp çalışarak ömrünü genç yaşında tükettin .
Senden sonra çok Mustafa Kemaller doğdu ATAM .

Onları hergün seni ziyaret ederken görüyor ,izliyorsun.
Hiçbiri seni sağlığında görmediği halde , tıpkı senin dediğin gibi " behemahal yüzünü görmek " için değil ,
bize armağan ettiğin ilkelerine bağlı olduklarını göstermek için sana koşuyorlar .

Ne mutlu sana ATAM ; milyonların yüreği senin için atıyor .

Ne mutlu bize ATAM, bizim ATATÜRK ' ümüz var diye göğsümüzü kabartarak gezebiliyoruz .

Cennetinden bize olan sevgini göndermeyi hiç ihmal etme olur mu ?

Buna ihtiyacımız var , seni seviyor ve özlüyoruz ATAM .
[/GLOW]





celoceuz

Intermediate

  • male

Posts: 138

Date of registration: Jul 4th 2007

Location: TÜRKÝYE

Hobbies: RESÝM

Level: 30 [?]

Experience: 246,477

Next Level: 300,073

  • Send private message

Krebs

3

Friday, November 9th 2007, 11:31pm

Bu gün Ulu Önderimizi kaybedelişimizin
69 ncu Yılı
Tüm türkiyeninBaşı Sagolsun
Rahat Uyu



Aziz
ATAM

Dj KuRt

V.I.P

  • male

Posts: 1,280

Date of registration: Mar 1st 2007

Level: 41 [?]

Experience: 2,446,640

Next Level: 2,530,022

Danksagungen: 16

  • Send private message

4

Saturday, November 10th 2007, 1:13am



[BLINK]Ulu Önder ATATÜRK'ü Saygı ile Anıyoruz.
Sen Rahat Uyu ATAM
[/BLINK]


ATATÜRK’TEN SON MEKTUP



Siz beni hâlâ anlayamadınız
Ve anlamayacaksınız çağlarca da...
Hep tutturmuş "Yıl 1919, Mayıs ın 19 u" diyorsunuz
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz.
Mustafa Kemal i anlamak bu değil
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.

Bırakın o altın yaprağı artık
Bırakın rahat etsin anılarda şehitler.
Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin.
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin?
Mustafa Kemal i anlamak yerinde saymak değil
Mustafa Kemal in ülküsü, sadece söz değil.

Bana, muştular getirin bir daha
Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan.
Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı?
Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı?
Mustafa Kemal i anlamak avunmak değil
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.

Hâlâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda
Hâlâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz.
Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın!
Uluslar, fethine çıkıyor, uzak dünyaların.
Mustafa Kemal i anlamak göz boyamak değil
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.

Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız
Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil.
Bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar.
Ancak, böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar.
Mustafa Kemal i anlamak ağlamak değil
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.

Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü
Görüyorum ki, hâlâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş
Birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken.
Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen?
Mustafa Kemal i anlamak itişmek değil
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.

Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla
Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla.
Bu vatan, bu canım vatan, sizden çalışmak ister
Paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter!
Mustafa Kemal i anlamak aldatmak değil
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil...


[RIGHT]Halim Yağcıoğlu[/RIGHT]

ASiMELEK

.:: BOARD CHEF ::.

Posts: 40,346

Level: 63 [?]

Experience: 83,891,325

Next Level: 86,547,382

Danksagungen: 38024

  • Send private message

Steinbock

5

Saturday, November 10th 2007, 2:23am




MUSTAFA KEMAL

Dağ başını efkâr almış
Gümüş dere durmaz ağlar
Gözyaşından kana kesmiş gözlerim
Ben ağlarım çayır ağlar çimen ağlar
Ağlar ağlar cihan ağlar
Mızıkalar iniler ırlam ırlam dövülür
Altmış üç ilimiz altmış üç yetim
Yıllar gelir geçer kuşlar gelir geçer
Her geçen seni bizden parça parça götürür
Mustafa'm Mustafa Kemal'im

Diz dövdüm
Gözlerim şavkı aktı Sakarya'nın suyuna
Sakarya'nın suları nâmın söyleşir
Hemşehrim Sakarya öksüz Sakarya
Ankara'dan uçan kuşlar
Kemal'im der günler günü çağrışır
Kahrolur bulutlara karışır
Gök bulut yaşmak bulut
Uca dağlar dev boyunlu morca dağlar
Divan durmuş bekleşir
Mustafa'm Mustafa Kemal'im

Nasıl böyle varıp geldin hoşgeldin
Çıngı kaymış yalazlanmış gözlerin
Şol yüzünde güneş südü sıcaklık
Ellerinden öperim Mustafa Kemal
Senin dalın yaprağın biz senin fidanların
Biz bunları yapmadık
Sen elbette bilirsin bilirsin Mustafa Kemal
Elsiz ayaksız bir yeşil yılan
Yaptıklarını yıkıyorlar Mustafa Kemal
Hani bir vakitler Kubilay'ı kestiler
Çün buyurdun kesenleri astılar
Sen uyudun asılanlar dirildi
Mustafa'm Mustafa Kemal'im

Karalar kuşanmış Karadeniz akmam diyor
Dokunmayın ağlamaktan bıkmam diyor
Bu gece kıyamet gecesi bu vapur Bandırma Vapuru
Yattığı yer nur olsun Mustafa Kemal
Ben ölümden korkmam diyor
Korkmam diyen dilleri toz oldu toprak oldu
Değirmen döndü dolandı yıllar oldu
Bir kusur işledik bağışlar mı kimbilir
O bize öğretmedi kazan kaldırmasını
Günahı vebali öğretenin boynuna
Erdirip oldurana ana avrat sövmesini
Yüreğim kırıldı kanım kurudu
Var git Karadeniz var git başımdan
Mızıka çalındı düğün mü sandın
Bir yol koyup gideni gelir mi sandın
Mustafa'm Mustafa Kemal'im

Ankara'nın taşına bak
Tut ki baktım uzar gider efkârım
Çayır ağlar çimen ağlar ben ağlarım
Gözlerimin yaşına bak
Ankara Kalesi'nde Rasattepe'de
Bir akça şahan gezer dolanır
Yaşın yaşın mezarını aranır
Şu dünyanın işine bak
Mustafa'm Mustafa Kemal'im

Atilla İlhan

KARAPENCE

BOARD CHEF

  • male
  • Deutschland Türkei

Posts: 17,690

Date of registration: Sep 21st 2000

Location: Tokat/TÜRKIYE Hamburg/ALMANYA

Occupation: WEBMASTER

Hobbies: Güzel olan her sey

Level: 63 [?]

Experience: 75,428,849

Next Level: 86,547,382

Danksagungen: 14515

  • Send private message

Steinbock

6

Saturday, November 10th 2007, 4:03am

Rahat Uyu Atam
Her adimimizi seni anarak atiyoruz Atam
05.05.2005 de Bu Onur Boardu kurduyumuzdan beri
ne senin resmin nede ismin eksik olamadi Atam.
Millet seni andikca gögüslerimiz kabariyor Atam
Bu Sitedeki Onur Ailesi senin Onurlu bir milletindir Atam
Nesilden nesile Bilgi, egitim ve Paylasimini sunan Milletiniz Atam
Nice Genclerimize Milletimize senin icin senin bize birakmis olduyun ebedi vasiyeti yerine getirmekle Görevli Onur Ailesi
Senin ile Gurur duyuyoruz Atam







 

Dikkat! NextDown.net den DOSYA indiremiyenler mutlaka burayı okusunlar TIKLAYINIZ

*SaHiN*

Emekli Admin

  • male

Posts: 14,014

Date of registration: Feb 11th 2005

Hobbies: Fußball-Tischtennis-Boxen-Schwimmen-Auto fahren-

Level: 58 [?]

Experience: 37,266,866

Next Level: 41,283,177

Danksagungen: 310

  • Send private message

7

Saturday, November 10th 2007, 8:45am






[BLINK]...10 Kasım ah 10 Kasım...[/BLINK]
İnan Ata'm bu ağaç
Yazın yeşil yapraklıydı.
10 Kasımı duydu da bir kez
Yapraklarını döktü senin için.
Sakarya böyle bulanık akmazdı
O şerefli 22 gününden
Bugüne gelinceyedek.
İnan Ata'm duydu bir kere
Bir kere daha duydu 10 Kasımı
Eğilmez başlılar düşük başla ağlarken.
Uykusuzluk değil gözümüzü yaşartan
Tek göz olmuş Millet,tek göz olmuş ağlıyor Vatan.
Hıçkırıklar sarmış koca dünyayı
Bir Koca Türk ki âlemi içten içten ağlatan
Sensin,sensin,sensin yine Ata'm.
Ah yine o 10 Kasım
Biz bir kere daha öldük
Sen bir kere daha dirildin tüm heybetinle,
Ruh ruh parçalandın
Ve girdin benliğimize bu ölüm günümüzde
İki ruhlu oluverdik hepimiz
Ruhumuzun biri: [BLINK]...TÜRK...[/BLINK]
Biri: [BLINK]...KEMAL ATATÜRK...[/BLINK]




...Alper Kürük...



*M-CAN*

Emekli Admin

  • male

Posts: 3,366

Date of registration: Dec 16th 2005

Level: 48 [?]

Experience: 7,914,881

Next Level: 8,476,240

Danksagungen: 215

  • Send private message

Waage

8

Saturday, November 10th 2007, 9:57am



BIZ BURDAYIZ TÜRKIYE
ATAM Dünya,nin neresinde olursak olalim sunu bilki,gücümüzü damarlarimizda akan asil kandan almaya devam edecegiz,emanetine bugüne kadar sahip ciktik bundan sonrada sahip cikacagiz.Dünya nin neresinde olursak olalim sana, Vatana, Türk milletine bagliligimizi heryerde haykiracagiz.Rahmetle aniyorum, ruhumla,saygi ve sevgiyle önünde egiliyorum.
Mekanin cennet olsun.Ne mutlu bana TÜRKÜM!

ŞİRİNE

~~KeLeBeKLeR ÖzGüRDüR, Dü$LeRiMsE TuTSaK!!!!~~°°°

  • female

Posts: 1,843

Date of registration: Jan 20th 2006

Level: 44 [?]

Experience: 4,268,877

Next Level: 4,297,834

Danksagungen: 327

  • Send private message

Steinbock

9

Saturday, November 10th 2007, 1:04pm




Sevgili Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk;
Atam;
Her geçen gün sana karşı duyduğumuz özlem giderek büyüyor...
Edebiyette intikalinin üzerinden 69 yıl geçti ama senin Türk Milleti üzerinde yaktığın ışık,tıpkı bir kutup yıldızı gibi yönümüzü bulmayı sağlıyor..
Bize bıraktığın birçokşey değişti ATAM.
Birçok Türk Genci ve Türk Evlatları senin bize bıraktığın ilke ve değerlere sahip çıkmıyor ATAM...
Türk Genci Olarak ben ŞİRİNE Diyorumki Atam;
bize bıraktığın ilke ve değerlerinden ayrılmadan yolumda ilerleyeciğime ve değerlerine sahip çıkacağıma and olsun...
bugünlerde ülkemiz karardı ama aydınlatmaya yardımcı olacağıma and olsun ATAM...senin bıraktığın ATATÜRK Milliyetçiliği bizi tek vucüt yapacak ATAM.Türk Milletinin birlik ve bağımsızlığına gözdiken mihrakları Türk Milleti birlik ve beraberliğiyle,senin anlayışınla yok edecek ATAM...
Sen huzurlu uyu ATAM....
Ruhun Şad Olsun...
Cumhuriyetimize sahip çıkmak için herşeye hazırız ATAM...
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...[/B]




D@RKDRE@M

Emekli Admin

  • male

Posts: 937

Date of registration: Sep 15th 2005

Location: TÜRKİYE

Level: 41 [?]

Experience: 2,289,731

Next Level: 2,530,022

Danksagungen: 1929

  • Send private message

Steinbock

10

Saturday, November 10th 2007, 4:00pm






Bugün 10 Kasım 2007,

Atatürk'ün ölümünün 69. yıldönümü...
Farkında mısınız, sanki yıllar geçtikçe 10 Kasım'lar daha bir
sıradanlaşmaya başladı.

Caddelerde, sokaklarda insanlar 9.05 de korna, siren çalmıyor, yürümeyi
bırakıp 1 dakika sabredemiyor...
10 Kasım törenlerine ilgi gösterilmiyor,
Televizyonlar daha çok rating getireceğini düşündüğü programlarını,yayınlıyor
Gazeteler "Atam İzindeyiz" manşetleri hariç fikirleri, hayatı ile ilgili
yazılar basmıyor,


" Milli benliğini yitirmiş uluslar başka milletlerin avıdır.

M.Kemal Atatürk"



ATA'YI SONSUZLUĞA UĞURLAYALI 69 YIL OLDU


ANKARA (A.A) - Büyük komutan, büyük devlet adamı, reformcu, cumhuriyetçi, halk adamı, Türk milletinin Ata'sı ebediyete intikal edeli tam 69 yıl oldu.

Yaşamını milletine adayan, bir imparatorluğun küllerinden ulus yaratan Atatürk, 10 Kasım 1938'de Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu. Ulu Önder'in son sözleri, ''saat kaç'' oldu... Ata'nın hastalığının giderek ilerlediği Kasım ayının ilk günleri Dolmabahçe Sarayı'nın önü, Ulu Önder'in sağlık haberini almak için her gün demir kapının parmaklıklarına sarılan genç, yaşlı, kadın, erkek vatandaşlarla doluydu. ''Atatürk nasıl?...'' diye soruyor, O'nun sağlığı hakkında bilgi almadan evlerine dönemiyorlardı.

8 Kasım Salı günü saat 18.30'da ikinci koma başladı. Bu sırada Atatürk gözlerini açıyor ve yavaşça soruyordu: ''Saat kaç?...'' Atatürk'e cevap verdiler. Sustu ve bir daha konuşmadı. Son sözleri bunlar olmuştu...

10 Kasım 1938 sabahı acı haber tüm yurda yayıldı. Caddelerde, sokaklarda, evlerde milli bir yas yaşanıyordu, herkesin yüreğine adeta bir ok saplanmıştı. Türk milleti zamansız ebediyete intikal eden Ata'sına ağlıyordu...

Bütün kuruluşlar bayraklarını yarıya çekerek mateme katılıyordu. Atatürk'ün ölüm haberi duyulur duyulmaz, gazetelerin telefonları aralıksız bir şekilde çalmaya başladı. İstanbul'da halk sokaklara dökülmüş, gazetelerin bulundukları yerlerin önüne toplanmıştı. Biraz sonra gazeteler ikinci baskılarında hükümet bildirisini yayınlıyorlardı.


-ÖLMEDİN ÖLEMEZSİN...-


Atatürk'ün sonsuzluğa göçtüğü gün Cumhuriyet Hükümeti, milli yasın acısını her satırında ortaya koyan ve ulusun duygularını dile getiren resmi bir tebliğ yayımladı.

Anadolu Ajansı'nca duyurulan bu tebliğ, aynen şöyle:

''İSTANBUL, 10 (A.A) - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin resmi tebliğidir:

Müdavi ve müşavir tabiplerinin neşredilen son raporu Atatürk'ün dünyaya gözlerini kapadığını bildirmektedir.

Bu acı hadise ile Türk vatanı büyük yapıcısını, Türk milleti Ulu Şefini, insanlık büyük evladını kaybetti. Milletimize içimiz yanarak bu tarife sığmayan ziyanından dolayı en derin taziyelerimizi sunarız.

Kederlerimizin tesellisini ancak ve ancak onun büyük eserine bağlılıkta ve aziz vatanımızın hizmetinde ararız. Şurasını da her şeyden evvel beyan etmeliyiz ki, ölmez olan, onun büyük eseri Cumhuriyet Türkiye'sidir.

Hükümetimiz, içinde bulunduğumuz bu mühim anda bugüne kadar olduğu gibi dikkatle vazife başındadır. Müesses olan nizamı ve vaziyeti idame hususunu, büyük Türk Milleti'nin hükümeti ile tek vücud olarak teyid ve temin edeceğine şüphe yoktur.

Teşkilatı Esasiye Kanunu'nun 33'üncü maddesi mucibince, Büyük Millet Meclisi Reisi Abdulhalik Renda, Reisicumhur Vekaleti vazifesini deruhte etmiş ve ifaya başlamıştır.


-''TÜRK MİLLETİNE GÜVENDİ''...-


Gene teşkilatı Esasiye Kanunu'nun 33'ncü maddesi mucibince, Büyük Millet Meclisi derhal yeni Reisicumhur intihab edecektir.

Türkiye'nin büyük makamına Teşkilatı Esasiye Kanunu'na göre, geçecek zatın etrafında hükümeti ile şanlı ordusu ile ve bütün kuvveti ile Türk Milleti, sarsılmaz bir varlık olarak toplanacak ve yükselmesine devam edecektir.

Bugün ayrılığına ağladığımız Büyük Şefimiz Atatürk, her vakit Türk Milleti'ne güvendi. Eserlerini bu güvenle yaptı. İdamesi esbabını da istikmal ederek, güvenle büyük milletimize bıraktı. Ebedi Türk Milleti, onun eserlerini ebediyetle yaşatacaktır. Türk gençliği, onun kıymetli vediası olan Türkiye Cumhuriyeti'ni daima koruyacak ve onun izinde yürüyecektir.

Kemal Atatürk, Türk'ün tarihinde ve gönlünde daima yaşayacaktır.''


-ATA GİDİYOR...-


16 Kasım 1938'de Atatürk'ün naaşı Türk Bayrağının örttüğü bir katafalk üzerinde Dolmabahçe Sarayı'nın büyük tören salonuna konuldu.

Türk Milleti genç, yaşlı Atatürk'e son saygı görevini yapmak için Dolmabahçe'ye koştu. 19 Kasım 1938 Cumartesi sabahı Dolmabahçe Sarayı tören salonunda Prof. Şerafettin Yaltkaya cenaze namazını kıldırdı. Cenaze Alayı, İstanbul halkının gözyaşları arasında geçerek Gülhane Parkı'na geldi.

Atatürk'ün naaşı burada bir torpidoya alınarak ''Yavuz'' zırhlısına konuldu. İzmit'te özel bir trene nakledilen cenaze, yol boyunca Ata'larına son saygı görevi yapan vatandaşların yüreklerinde derin acılar bırakarak 20 Kasım 1938'de Ankara'ya getirildi.

Atatürk'e geçici kabir olarak ayrılan Etnografya Müzesi'ne götürülen naaş, mermer lahdin üzerine saygı ile yerleştirildi. Ata'nın naaşı, Anıtkabir yapılıncaya kadar 15 yıl bu geçici kabirde kaldı. 15 Kasım 1953'de Büyük Kurtarıcının naaşı, yine gözyaşları arasında ebedi istirahatgahı Anıtkabir'e götürüldü.


-İZİNDEYİZ...-


Ata'nın ebediyete intikalinin üzerinden tam 66 yıl geçti. Ülkenin çok zor koşullar altında bulunduğu bir ortamda Mustafa Kemal'in yaktığı meşale, Türk ulusunun önünü aydınlatmaya devam ediyor.

O'nun devrimleri gencecik milyonlarca vatan evladının yüreğinin tam ortasında ilk gün ateşlenen meşale gibi yanmaya devam ediyor. Türk ulusu Ata'sını unutmadı, dünya döndüğü sürece de unutmayacak...

AA BÜLTENLERİNDE ATATÜRK'ÜN RAHATSIZLIĞI VE ÖLÜMÜ


ANKARA (A.A) - Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün rahatsızlığı ve ebediyete intikal edişiyle ilgili ''Resmi Tebliğler'', Anadolu Ajansı kanalıyla duyurulmuştu.

Atatürk'ün sağlığına ilişkin ilk resmi tebliğler, 17 Ekim 1938 günü yayımlandı. Riyaseticumhur Umumi Katipliği'nden (Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği) yapılan ve 18 Ekim 1938 tarihli gazetelerde, (A.A) rumuzuyla yer alan haber, o günün diliyle şöyle:


İSTANBUL 17 A.A. - Riyaseticumhur Umumi Katipliği'nden:

1- Reisicumhur Atatürk'ün sıhhi vaziyetleri hakkında müdavi ve müşavir tabipleri tarafından bugün verilen rapor ikinci maddededir.

2- Reisicumhur Atatürk'ün düçar oldukları karaciğer hastalığı normal seyrini takip ederken, 16 birinciteşrin (ekim) 1938 tarihine tesadüf eden Pazar günü birdenbire aşağıdaki arazı göstermiştir.

a. Saat 14.30'dan 22.00'ye kadar gittikçe artarak devam eden umumi zaaf ile birlikte hazmi ve asabi araz. Bu saate kadar nabız dakikada 116, teneffüs 22 ve hararet derecesi 36,5 idi.

b. Saat 22.00'den bu sabah saat 10.00'a kadar yukarıda ismi geçen araz kısmen hafiflemiş ve nabız dakikada 104, teneffüs 20 ve hararet derecesi 37 olmuştur.

c. Yapılan muayene ve müşavere neticesinde tespit ve tatbik edilen müdavattan sonra, umumi ahvalde hafif bir salah görülmekle beraber, vaziyet ciddiyetini muhafaza etmektedir.

3- Müteakip sıhhi vaziyet raporları neşredilecektir.


İKİNCİ TEBLİĞ


İSTANBUL 17 A.A. - Riyaseticumhur Umumi Katipliği'nden:

1- Reisicumhur Atatürk'ün sıhhi vaziyetleri hakkında müdavi ve müşavir tabipleri tarafından, bu akşam saat 20.00'de verilen rapor ikinci maddededir.

2- Bugün, dün akşama nispetle daha iyi geçmiştir. Asabi arazlarda bir değişiklik yoktur. Nabız muntazam 116, teneffüs 20, hararet derecesi 37'dir.

Müdavi Doktorlar:

Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp

Prof. M. Kemal Öke

Dr. Nihat Reşat Bilger

Müşavir Doktorlar:

Prof. Dr. Akil Muhtar Özden

Prof. Dr. Hayrullah Diker

Prof. Dr. Süreyya Hidayet Serter

Dr. Abravaya Marmaralı

Dr. Mehmet Kamil Berk.


17 Ekim 1938'de yayımlanmaya başlanan resmi tebliğler, 22 Ekim'e kadar aralıksız devam etti. 22 Ekim 1938 tarihinde yayımlanan Resmi Tebliğ'de, yine aynı doktorların imzalarıyla hastalığın normal seyrine döndüğü ve tebliğ yayımlanmasına gerek kalmadığı bildiriliyor.


-SON TEBLİĞLER-


22 Ekim 1938'de ara verilen Atatürk'ün sağlığına ilişkin resmi tebliğler, Gazi'nin durumunun ağırlaşması üzerine, 8 Kasım 1938'de yeniden yayımlanmaya başlandı. ''Ulus'' gazetesinin sol üst köşesinde, ''A.A'' rumuzuyla yayınlanan tebliğde, Atatürk'ün sağlık durumunun yeniden ciddileştiği kaydedildi.

9 Kasım günü Atatürk'ün sağlığıyla ilgili üç resmi tebliğ yayımlandı. Saat 24.00'de yayımlanan tebliğde, ''Saat 20.00'den itibaren dalgınlık artmıştır. Umumi ahval vahamete doğru seyir etmektedir'' denildi.

Atatürk'ün vefat ettiğine ilişkin, doktorları tarafından verilen rapor ile ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin'' resmi tebliği de, Anadolu Ajansı aracılığıyla kamuoyuna duyuruldu. Gazetelerin ikinci baskılarında yer verdikleri tebliğler şöyle:


''İSTANBUL, 10 (A.A) - Atatürk'ün müdavi ve müşavir tabipleri tarafından verilen rapor suretidir:

Reisicumhur Atatürk'ün umumi hallerindeki vehamet, dün gece saat 24.00'de neşredilen tebliğden sonra her an artarak bugün, 10 ikinciteşrin 1938 Perşembe sabahı saat 9'u 5 geçe, Büyük Şefimiz derin koma içinde terki hayat etmişlerdir.''


-''RESMİ TEBLİĞ''-


Atatürk'ün sonsuzluğa göçtüğü gün Cumhuriyet Hükümeti, milli yasın acısını her satırında ortaya koyan ve ulusun duygularını dile getiren resmi bir tebliğ yayımladı. Bu tebliğ, o günün diliyle şöyle:


İSTANBUL, 10 (A.A) - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin resmi tebliğidir:

Müdavi ve müşavir tabiplerinin neşredilen son raporu Atatürk'ün dünyaya gözlerini kapadığını bildirmektedir.

Bu acı hadise ile Türk vatanı büyük yapıcısını, Türk milleti Ulu Şefini, insanlık büyük evladını kaybetti. Milletimize içimiz yanarak bu tarife sığmayan ziyanından dolayı en derin taziyelerimizi sunarız.

Kederlerimizin tesellisini ancak ve ancak onun büyük eserine bağlılıkta ve aziz vatanımızın hizmetinde ararız. Şurasını da her şeyden evvel beyan etmeliyiz ki, ölmez olan, onun büyük eseri Cumhuriyet Türkiye'sidir.

Hükümetimiz, içinde bulunduğumuz bu mühim anda bugüne kadar olduğu gibi dikkatle vazife başındadır. Müesses olan nizamı ve vaziyeti idame hususunu, büyük Türk Milleti'nin hükümeti ile tek vücud olarak teyid ve temin edeceğine şüphe yoktur.

Teşkilatı Esasiye Kanunu'nun 33'üncü maddesi mucibince, Büyük Millet Meclisi Reisi Abdulhalik Renda, Reisicumhur Vekaleti vazifesini deruhte etmiş ve ifaya başlamıştır.

Gene teşkilatı Esasiye Kanunu'nun 33'ncü maddesi mucibince, Büyük Millet Meclisi derhal yeni Reisicumhur intihab edecektir.

Türkiye'nin büyük makamına Teşkilatı Esasiye Kanunu'na göre, geçecek zatın etrafında hükümeti ile şanlı ordusu ile ve bütün kuvveti ile Türk Milleti, sarsılmaz bir varlık olarak toplanacak ve yükselmesine devam edecektir.

Bugün ayrılığına ağladığımız Büyük Şefimiz Atatürk, her vakit Türk Milleti'ne güvendi. Eserlerini bu güvenle yaptı. İdamesi esbabını da istikmal ederek, güvenle büyük milletimize bıraktı. Ebedi Türk Milleti, onun eserlerini ebediyetle yaşatacaktır. Türk gençliği, onun kıymetli vediası olan Türkiye Cumhuriyeti'ni daima koruyacak ve onun izinde yürüyecektir.

Kemal Atatürk, Türk'ün tarihinde ve gönlünde daima yaşayacaktır.''

ATATÜRK SONSUZA DEK ANKARA'DA


ANKARA (A.A) - Büyük Önder Atatürk'ün naaşının, İstanbul'dan Ankara'ya getirilişindeki görkemli törenleri tüm ayrıntılarıyla aktaran Anadolu Ajansı haberleri, Ata'sını son yolculuğuna uğurlayan yurttaşların duygularını da aynı görkemle yansıtıyordu.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938'de yaşama gözlerini yumduğunda, bütün ülke yasa boğulmuştu. Her yaştan İstanbul halkı, 16 Kasım'da Dolmabahçe Sarayı'nda büyük tören salonunda bir katafalka konulan Atatürk'ün Bayrağa sarılı tabutunun önünden üç gün üç gece saygı geçişi yapmıştı. 19 Kasım sabahı, Sarayın dış kapısı önündeki top arabasına konularak törenle Sarayburnu'na getirilen Atatürk'ün tabutu, burada Zafer Torpidosu'na alınarak Moda açıklarında duran Yavuz Zırhlısı'na naklediliyordu.


-''ŞEHİR AYAKTA...''-


Bu duygulu töreni aktaran A.A haberi, "Daha gün ağarmadan şehir ayakta... Evinden fırlayan sahile ve Beşiktaş'tan Sarayburnu'na kadar inen yollara doğru koşuşuyor" diye başlıyordu. ''İşte Büyük Ölünün Ankara'ya nakil merasimi daha başlamadan bedbaht İstanbul sokaklarının kısa bir tablosu...'' anlatılan haberde, Dolmabahçe Sarayı'ndaki muhabir ise buradaki ortamı anlatıyor ve cenaze namazını şöyle bildiriyordu:

''Ailesinin talebi ile Büyük Ölünün namazı kılınmak suretile hususi merasim yapılıyor. Tekbir Türkçe verilmiş, namazı, İslam Tetkikleri Enstitüsü Direktörü Ordinaryüs Profesör Şerafettin Yaltkaya tarafından kıldırılmıştır.''

Atatürk'ün naaşı, en yakın silah arkadaşlarından on iki tümgeneral tarafından, eller üstünde, vakur adımlarla taşınarak top arabasına konuluyordu. Sarayburnu'na getirilen naaş, ''genç subayların elleri üzerinde, Zafer Torpidosu'na geçirilerek, hazırlanan hususi mevkie yerleştiriliyordu.'' Buradan Moda açıklarında bekleyen Yavuz Zırhlısı'na nakledilen naaş, İzmit'e doğru yola çıkarılıyordu.


-GECENİN YASLI SESSİZLİĞİ-


Mustafa Kemal Atatürk, sağlığında devrimlerini anlatmak, çok sevdiği yurttaşlarının durumunu yakından görmek, onların sorunlarını dinlemek için geçtiği yollardan; gecenin yaslı sessizliğini bozmamaya özen gösterircesine ilerleyen şimendiferin çektiği özel trenle Başkent'e doğru sonsuza dek gidiyordu.

Trende bulunan A.A muhabiri, Bilecik'ten, Eskişehir'den, Polatlı'dan, Etimesgut'tan haberler yazdırıyordu.

''Atatürk'ü hamil bulunan tren İzmit'ten gözyaşları ve hıçkırıklar arasında geçmişti. Tren meşalelerle aydınlatılmış bütün istasyonlarda birer dakika duruyordu, gözleri yaşlı halk, büyük Ata'sına son vazifesini yapıyordu.''

Bilecik'te de mahşeri bir kalabalık vardı: ''Gece yarısından sonra olmasına rağmen her istasyonda ellerinde meşaleler tutan kadın ve erkek binlerce insan büyük Ata'yı ziyaret ve tavafa geliyor. 'Atamızı kaybettiğimize inanamıyoruz' diye feryat ediyorlar''dı.


-''GURUP EDEN BÜYÜK GÜNEŞ''-


Tren Eskişehir'e sabahın 3'ünden sonra ulaşıyordu; istasyonda binlerce insan vardı. Kadın, erkek, genç, ihtiyar herkes, 'Atamız gitme, Atamız nereye gidiyorsun' diye inliyor, ellerini onun mübarek varlığı arkasından uzatarak titriyordu. Tren bu matemli havanın içinden geçerek, Ata'yı Ankara'ya götürürken; Eskişehir halkı gurub eden en büyük güneşin acısıyla uyumuyor, oturmuyor, ağlıyor ve caddelerde dolaşıyorlardı; binlerce Türk hala Ankara'ya doğru bakarak hıçkırıyordu.''

Polatlı'da da sabahın yaklaşmış olmasına ve soğuğa rağmen trenin geçtiği yollarda halk yığınları göze çarpıyordu. Nemli gözler büyük Ata'nın naaşını taşıyan vagonu arıyor: ''Vagon çiçekler içinde ve katarın en sonundaydı. Atatürk'ün vagonu görününce hıçkırıklar ve feryatlar başlıyordu''du.

Etimesgut'ta, şafakla beraber Atatürk'ün naaşını selamlamaya gelen tayyareler gözükmüştü ve geniş kavisler çizerek trenin üzerinde uçmaya başlamışlardı. Alacakaranlıkta hattın iki tarafına dizilen halk yığınları görünüyordu. ''Herkes boynu bükük, yaşlı gözlerle büyük Ata'ya son teşyi vazifesini yapıyorlardı.''


-SONSUZ DEK ANKARA'DA...-


Ankara'ya yaklaştıkça tanyerindeki mesafe artıyordu. Ankara da yasa boğulmuş; yaşlı gözlerle Ata'sını bekliyordu.

Ankara, 20 Kasım sabahı, erken saatlerinden itibaren ebedi şef Atatürk'ün aziz naaşlarını selamlamak için caddelere ve yollara dökülmüştü.

''Onu, daima her dönüşünde en büyük bayram sevinci içinde şevk ve heyecanla karşılayan, bağrına basan Ankara, bu defa fanilerin duyabileceği acıların ve ıstırapların kahredici matemiyle bekliyordu. Büyükler büyüğünü hamil hususi tren, saat onu on geçe ağır ağır istasyona giriyordu.''

''Hususi tren, istasyona girerken Reisicumhur İsmet İnönü, yanında Meclis Reisi Abdülhalik Renda, Mareşal Fevzi Çakmak, vekiller olduğu halde tabutun bulunduğu vagona doğru ilerliyordu. Vagondan, yol esnasında tabuta refakat etmiş olan Başvekil Celal Bayar, Orgeneral Fahrettin Altay ve Riyaseti Cumhur erkanı iner inmez, Reisicumhur İsmet İnönü ve vekiller vagona çıkarak ölmezler ölmezinin aziz ve mübarek naaşını selamlıyorlardı.''

Vagondan indirildikten sonra 12 general tarafından top arabasına konulan naaş, Büyük Millet Meclisi'ne götürülüyordu. Millet Meclisi'nde defne ve meşe dallarıyla sarılmış ve üzerinde altı meşale yanan altı yeşil sütunun çevrelediği katafalk hazırlanmıştı. Sarmaşık dallarının sarıldığı beyaz bir zemin üzerine yukarıdan aşağıya, tabutun konacağı kaideye kadar inen büyük bir Türk Bayrağı katafalkın fonunu teşkil ediyordu, yerler yeşil yapraklarla örtülmüştü.


-''ŞEHRİN ERKEN UYANIŞI''-


Atatürk'ün naaşı, ''40 erin ve 12 mebusun omuzları üzerinde'' taşındıktan sonra katafalkın içindeki kaideye konuluyordu. Üzerine al atlas bayrağın örtülmesinden sonra, tazim geçişine başlanıyordu.

İlk olarak Cumhurbaşkanı İnönü, Büyük Şef'in tabutu önünde eğilmişti. Resmi geçişlerden sonra ''nihayet sabahın erken saatlerinden beri Ankara'nın bütün anayolları üzerinde toplanmış olan ve Ata'sına tazimi ifa için bekleşen mini mini yavrulardan yakınlarının koltuğunda sürüklenip gelen ihtiyarlara kadar kadın erkek bütün Ankara, katafalkın önünden büyük bir sükun içinde geçmeye'' başlamıştı. ''Bir sel halinde Büyük Şef'in tabutu önünden akıp giden bu halk safları arasında zaman zaman zaptedilemeyen bir feryat yükselmekte ve hiç kimse gözyaşlarını tutmak kudretini kendinde bulamamakta idi.''

Atatürk'ün naaşı, 21 Kasım 1938'de geçici ''istirahatgahı'' Etnografya Müzesi'ne götürüldü.

A.A'nın haberine göre, ''Şehrin bugünkü erken uyanışı, uykusuz geçen bir gecenin kabusundan daha evvel sıyrılmak içindi.'' Tanyeri ağarmıştı. Ankara'nın ufukları, bulutlar, ıslak ve nemli bir sabaha açılıyordu. Ata'nın katafalkı günün ilk ışıklarını üstüne çekiyordu.

Saat 9.50'de Büyük Kurtarıcının naaşını top arabasına nakletmek için hazırlıklar başlamıştı. ''Tabut bir an içinde ellerin üstünde görülmüştü. Büyük ve ölmez şefi bu son seyahatinde baş üzerinde taşıyarak tarihi vazifeyi yapmak onun kendi eseri olan Büyük Millet Meclisi'ne ve onun muhterem mümessillerine düşüyordu.''

Top arabası ağır ağır hareket ettiğinde uzaktan top sesleri yankılanıyordu; ''Riyaseti Cumhur Bandosu'nun ağır ağır çaldığı Şopen'in matem havası göklere yükseliyor''du.

''Atatürk'ün tabutu müzeye gelinceye kadar bütün güzergah boyunca birikmiş ve acıdan, ıstıraptan yoğrulmuş olan ve sessizce inleyen halk kütlelerinin arasından geçti.

Şef'in tabutu kendisine son ihtiramı ifa için saf tutmuş Türk ve ecnebi kıtaatının arasından geçerek, orada, Etnografi Müzesi'nde hazırlanan muvakkat istirahatgahı önüne geldiği zaman, Cenaze Alayının arz ettiği manzara, çok ulvi ve o derece de muhteşem olmuştu.

Tabut, müzenin tam orta kısmını teşkil eden ve yukarıdan aşağıya beyaz muslinlerle kaplanmış olan salonun ortasındaki kaideye yine silah arkadaşlarının elleriyle kondu ve yine bu ellerle üzerine şanlı Bayrağımız örtüldü.''

Atatürk'ün naaşı, Anıtkabir'e nakledildiği 10 Kasım 1953 tarihine kadar, geçici kabri Etnografya Müzesi'nde kaldı.

11

Saturday, November 10th 2007, 9:31pm

NE MUTLU TÜRKÜM DiYENE
Tüm Türk ulusunun basi sagolsun,ALLAH mekanini cennet eylesin

Bilinmez

Unregistered

12

Sunday, November 11th 2007, 9:54pm


Saygıyla anıyor ve Atatürk gibi bir liderin Türk ulusu için ne kadar büyük bir şans olduğunu tekrar dile getiriyorum...Hepimizin başı sağolsun...

This post has been edited 1 times, last edit by "Bilinmez" (Nov 11th 2007, 9:55pm)


Counter:

Hits today: 1,610 | Hits yesterday: 1,636 | Hits record: 9,256 | Hits total: 756,638 Average hits: 2,216.39 | Clicks today: 23,135 | Clicks yesterday: 30,091 | Clicks total: 6,384,303 | Clicks record: 60,478 | Clicks avarage: 18,701.26 Counter age (days): 341.38 | Counts since: Jun 18th 2011, 2:13pm

Zirve1 en iyi Türk Siteleri
Zirve1 en iyi Türk Siteleri