ÇEKİRGE
Köyün birini çekirgeler basmış. Köylüler ne yaptılarsa çekirgeleri kovamamışlar. Çekirgeler tarlalardaki bütün ürünleri yiyorlarmış. Çaresiz kalan köylüler köy odasında toplanmış çare arıyorlarmış
,Bir tanesi demişki ; hep beraber davul çalalım.
Köylüler umutla ;Tamam demişler. Ertesi gün eline davul, teneke geçen herkes hep beraber çalmaya başlamışlar; gümbede güm,gümbede güm. Fakat çekirgeler hiç kaçmadıklarıgibi çok hoşlarına gitmiş , hoplamış zıplamışlar.
Akşam olunca köylüler tekrar toplanmışlar, birtanesi yarın zurna çalalım demiş.belki kaçarlar.
Ertesi gün başlamışlar hep beraber zurna çalmaya. Düttürü düt,düttürü düt. Fakat çekirgeler yine kaçmamışlar, üstelik sevinçten hoplamış zıplamışlar.
Köy odasında üçüncü sefer toplandıklarında herkes çaresizlik içindeymiş.
Bir köşede olanları izleyen Umut adında küçük ama zeki bir çocuk varmış.Demişki ; ben çekirgeleri nasıl kovacağımızı biliyorum.
Bazı büyükler çocuğa dönüp; sen sus, büyüklerin işine karışma demişler.
Fakat orda bulunan köyün en yaşlısı sakallı bir dede köylülere kızarak '' asıl siz susun, akıl yaşta değil baştadır, Umut'u dinleyin'' demiş.
Umut'ta yapmaları gerekenleri köylülere anlatmış.
Ertesi gün köylüler Umut'un dediklerini yapmışlar, ellerine birer tane yanan meşale almışlar.Başlamışlar çekirgeleri kovalamaya.
Çekirgeler ateşi görünce ''yandım anam ''diyerek hoplamışlar.''Yandım anam'' diyerek zıplamışlar.Başlamışlar köyden uzaklara kaçmaya.Bu seferde çekirgeler kaçarken köylüler başlamış sevinçten şarkı söylemeye;
hoplayıver çekirge
zıplayıver çekirge
bıdı bıdı bıdı bıdı
benim canım çekirge.
Demekki neymiş.Akıl yaşta değil baştaymış.
Her çocuk bir UMUT tur
ÇEKİRGE
Köyün birini çekirgeler basmış. Köylüler ne yaptılarsa çekirgeleri kovamamışlar. Çekirgeler tarlalardaki bütün ürünleri yiyorlarmış. Çaresiz kalan köylüler köy odasında toplanmış çare arıyorlarmış
,Bir tanesi demişki ; hep beraber davul çalalım.
Köylüler umutla ;Tamam demişler. Ertesi gün eline davul, teneke geçen herkes hep beraber çalmaya başlamışlar; gümbede güm,gümbede güm. Fakat çekirgeler hiç kaçmadıklarıgibi çok hoşlarına gitmiş , hoplamış zıplamışlar.
Akşam olunca köylüler tekrar toplanmışlar, birtanesi yarın zurna çalalım demiş.belki kaçarlar.
Ertesi gün başlamışlar hep beraber zurna çalmaya. Düttürü düt,düttürü düt. Fakat çekirgeler yine kaçmamışlar, üstelik sevinçten hoplamış zıplamışlar.
Köy odasında üçüncü sefer toplandıklarında herkes çaresizlik içindeymiş.
Bir köşede olanları izleyen Umut adında küçük ama zeki bir çocuk varmış.Demişki ; ben çekirgeleri nasıl kovacağımızı biliyorum.
Bazı büyükler çocuğa dönüp; sen sus, büyüklerin işine karışma demişler.
Fakat orda bulunan köyün en yaşlısı sakallı bir dede köylülere kızarak '' asıl siz susun, akıl yaşta değil baştadır, Umut'u dinleyin'' demiş.
Umut'ta yapmaları gerekenleri köylülere anlatmış.
Ertesi gün köylüler Umut'un dediklerini yapmışlar, ellerine birer tane yanan meşale almışlar.Başlamışlar çekirgeleri kovalamaya.
Çekirgeler ateşi görünce ''yandım anam ''diyerek hoplamışlar.''Yandım anam'' diyerek zıplamışlar.Başlamışlar köyden uzaklara kaçmaya.Bu seferde çekirgeler kaçarken köylüler başlamış sevinçten şarkı söylemeye;
hoplayıver çekirge
zıplayıver çekirge
bıdı bıdı bıdı bıdı
benim canım çekirge.
Demekki neymiş.Akıl yaşta değil baştaymış.
Her çocuk bir UMUT tur