GÜZEL SÖZLER-Türk ve İslam Büyüklerinden Hazır Cevaplar
Kein Titel
GÜZEL SÖZLER-Türk ve İslam Büyüklerinden Hazır Cevaplar
Türk ve İslam Büyüklerinden Hazır Cevaplar
Sigorta
İngiliz Büyükelçisi, eski Türk evlerinin dış duvarlarına asılan “Ya Hafiz”(Muhafaza Eden
Rabbimiz) levhalarını görünce dayanamamış ve Keçecizade Fuad Paşaya
bunların ne olduğunu sormuş. Fuad Paşa İngiliz’in tam anlayacağı dille cevap
vermiş. - O gördükleriniz, Osmanlı Sigorta Şirketinin
levhalarıdır.
La Havle Vela Kuvvete
Meşhur Cimri Paşa atlarının arpa yemesi gerektiğini söyleyen seyislerine
kızar ve her seferinde “La Havle” çekermiş. Bir
gün arabasının atları dermansızlıktan yığılıp kalınca, hiddetle sormuş. -
Atlarıma ne oldu? Seyis, cevabı yapıştırmış: - Ne olacak efendim “La Havle” yiye yiye “Vela
kuvvete” oldular.
Mesele Getirme de
Rusya sefiri meşhur İgnatiyef memleketine giderken veda için geldiği Yusuf
Kamil Paşa’ya: -’Efendimize Rusya’dan ne
getireyim?’ demesiyle Paşa: -‘Bir mesele getirme
de, ben hiçbir şey istemem’ dedi.
Kendimize Benzettik
Bir sohbet sırasında Arif Nihat’a; - Eğilir, bükülür, katlanır,
istenilen şekle kolayca sokulur bir cam keşfedilmiş, derler. Arif Nihat buna
şöyle cevap verir: - Desenize eninde sonunda camı da kendimize
benzettik.
Namaz
Vehbi Karakaş hocaya gençlerden biri: - Hocam gündüz işteyim. O gün
kılamadığım namazlarımı akşam eve dönünce kaza etsem olmaz mı? Diye
sorunca: - Sen askersin farzedelim. Komutan sana günde beş defa haber
gönderse, sen gitmeyip de akşam komutanının huzuruna çıksan, üst üste üç selam
veya beş selam çaksan olur mu? Der.
At Nalı
Kadıköy Camiinde vaaz vermekte olan O. Demirci Hocaya: - Hocam, diye
sormuşlar. At nalını evimizin kapısına asarsak uğur getirir mi? Demirci
hoca: - Zannetmiyorum, diye cevap vermiş. Onlardan her atta dört tane var
ama, bütün gün kamçı yiyip duruyorlar.
Ne Diye Bindin
Necip Fazıl Kısakürek vapurla Karaköy’e geçerken yanına biri
yaklaşıp: - Üstad, diye sormuş. Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz
kendimiz yolumuzu bulabilirdik. Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını
kaldırmadan: - Ne diye vapura bindin ki, cevabını vermiş. Yüzerek geçsene
karşıya.
İstanbula Dönüşünü
Yahya Kemal’a “Ankara’nın en çok hangi tarafını seviyorsunuz” diye
sorduklarında şu cevabı vermiş: -İstanbul’a dönüşünü.
Yahudiler
Necip Fazıl Kısakürek, “Yahudiler hakkında ne
düşünüyorsunuz?” sorusuna şu cevabı vermişti. -
Yahudiler mi dediniz? Onlar yumurtalarını pişirmek
için dünyayı ateşe veren lanetlilerdir.
Uçan Tabak
Gökyüzünde birtakım uçan cisimlerin görüldüğü iddia edildiğinde, bunlara
ilk önce “uçan tabak” adı veriliyormuş. Nizamettin Nazif, bu esrarengiz olay
hakkında Prof. Salih Murad’ın fikrini sorarak: - Ne dersiniz, hocam? demiş. Bu
uçan tabaklar sizce gerçek midir? Ve daha önce görülmüş müdür? Profesör: -
Elbette gerçektir, diye gülümsemiş. Karı koca arasında sık sık
görülür.