You are not logged in.

VATAN İÇİN YAŞAYIP, VATAN İÇİN ÖLDÜLER ONLAR TOPRAĞA DEĞİL, KALPLERİMİZE GÖMÜLDÜLER..

1

Sunday, June 21st 2009, 12:53am

BİR GÜN BABAMIZIN RESMİDE ÖLÜR!


Çoğumuz babamız henüz hayattayken onun yüzüne bir kere bile dikkatle bakmayız.
Baba 'baba'sözcüğünü kullanmaya başladığımız günden itibaren sürekli karşımızda duran
bir alışkanlıktır. Yıllarca babamızdan değil,bir alışkanlıktan bahsederiz:
Annemize,'babam bu gün neden gecikti'diye sorarız; kardeşimize, 'babam yine su istiyor'der
ve dertleniriz; bazen de, 'babama hangi yalanı uydursam, 'diye planlar kurarız kafamızda.
Baba her seferinde bize biraz uzak, biraz yabancı birisidir. Her gün elbiselerini giydirip
sokaklara saldığımız o 'biraz' yabancının, zamanın karşısında an be an nasılda eriyip gittiğini
farkedemeyiz bile.

Oysa ilkin ve hep onun elbiseleri yaşlanır, ilkin ve hep onun saçları ağarır
ve hep o öksürür. Bizim, bir alışkanlığın perde gerisinden baktığımız o yüzde zaman, çizgilerden,
girintilerden ve çıkıntılardan yeni bir yüz yapar, bunu da farketmeyiz. İçimizden az buçuk
dikkatkesilenler bilirler ki, baba göz altlarındaki torbalarda yorgunluk biriktiren kederli göçmenidir
evimizin.Bir an gelir,göz altlarındaki torbaların ağzını gözlerinin feriyle bağlayamaz olur artık.
Bir an gelir,o iki bağcık da hiç ummadığımız bir vakitte, hiç ummadığımız bir yerde çözülüverir.
Çözülüverir ve babamız,bizden sakladığı bütün yorgunluklarını orta yerde bırakıp, kasketinin altını
terkeder. Biliyormusuz,babamız bir gün ilk defa gerçekten ölür!..

Babamız bir gün ilk defa gerçekten ölür ve biz ilk defa o gün anlarız, evimizde bir babamız olduğunu.
O gün anlarız ki, aramızda dolaşan yalnızca alışkın olduğumuz bir gölge değildi; o gün anlarız ki artık
annemizle anlaşarak kandıracağımız bir saflık,sessiz sedasız çekilip gitmiştir aramızdan;
ve o gün anlarız ki 'baba'dan bize kalan,bir kelimeden çok öte, çok daha ağır bakiyedir.
Şeceremizi bir arada tutan en kalın damar ansızın kopmuş, şimdiya kadar nasıl durduğunu
düşünmediğimiz aile şemsiyemiz yağmur vurdukça su geçirmeye başlamıştır. Daha başka
şeyler de olmuştur baba gidince:içimizdeki korku kaybolmuştur artık;sofranın baş köşesinde yaşlı,
kocaman bir boşluk açılmıştır;akşam haberlerinde esirgenmeden savrulan bir küfür orta yerde sahipsiz kalmıştır;
dahası, babayla beraber ilgi duymadığımız pek çok memleket haberi de sınırlarımızın ötesine göçmüştür.
Baba ölürken bize bir iyilik yapmış,üzerine dertlenilen bir ülkeyi de kendi gövdesiyle beraber ölmüştür...

Artık içimizden hiç kimsenin, babanın yerine baba olamayacağını, vaktin çıkıp çıkmadığını onun sesiyle
soramayacağını anladığımızda, çaresiz bir şeyler yaparız:kendimizi babamızın hiç ölmediğine,
şeceremizin hiç dağılmayacağına inandırmak için,onun en sevdiğimiz resmini büyülterek, annemizin
ya da en büyük kardeşimizin odasındaki duvarın orta yerine konduruveririz.Konduruveririz ve resme
bakarken ilk defa babamızın yüzüyle yüzleşiriz. Böylelikle ilk kez, babamızın gözlerinde bir göç öncesinin
alınganlığını görürüz; babamızın saçlarının fazlasıyla beyazlaşmış olduğunu görürüz,ilk kez görürüz ki,
babamızın alnı yaşadığımız coğrafyanın kaderiyle aynıdır: Babamızın alnı,sanki savaştan hiç kurtulmamış
bir cephe yerine benzetilmektedir; babamızın alnı,bizzat hayatın alnıdır!Onu yeniden aramıza çağırmakla,
onun yüzünü her gün görebileceğimiz bir yerde ağırlamakla,bir süreliğine de olsa,ölü babamızla ilk kez
içtenlikle baba evlat haline geliriz. Konuk ettiğimiz insanlara anlatırız onu,onun kim olduğunu soran
çocuklara; öyle ki, onun kim olduğunu sormayanlara içlendiğimiz bile olur. Duvarda,bir yanlarını yeni
yeni hatırladığımız, çerçeve içinde bir babamız vardır artık...

Ama mevsimler, gün gelir, babamızın duvardaki resmini de soldurmaya başlar.Babamızın göz altlarını
tutan o incelmiş bağcıklar, bir kere daha unutkanlığımız tarafından kopmaya terk edilir. Aramızda
heyecanla çağırdığımız sevgili ölümüzü yüzü, mahkum olduğu çerçeve içinde tekrardan bir gölgeye,
tekrardan bir alışkanlığa dönüşür. Bir evden başka bir eve taşınırken,eşyalarımızın arasında can
çekişir durur; yeni evimize uygun olup olmadığını düşünecek kadar uzaklaşır aramızdan.

Nihayet, yeni evlerimiz, bu yakışıksız yabancının resmini duvarları için uygunsuz bulmaya başlar.Yeni
evlerimizin duvarları, su kenarlarını, tarlaları, yorgun işçi tulumlarını, bir memurun çantasını,
bir askerin kaputunu, bir kasketin alınlığını ve bütün o eski alışkanlıkları kabul etmez olur artık.
Bir gün biz yine fark etmeden, duvardaki yerinden de devrilir babamız.
BİR GÜN BABAMIZ İKİNCİ KEZ ÖLÜR!
alintidir

BABA SEVGISINI KORU. O SEVGIYI KESIP ATARSAN, SENIN MUTLULUK ISIGINDA SÖNER

[media]http://www.freewebtown.com/eslemsss/bana%20bir%20masal.mp3[/media]

This post has been edited 1 times, last edit by "Yade" (Jun 21st 2009, 12:54am)


  • male

Posts: 738

Date of registration: Apr 4th 2009

Location: Australia

Occupation: Emekli

Hobbies: Edebiyat

Level: 36 [?]

Experience: 847,454

Next Level: 1,000,000

Danksagungen: 17

  • Send private message

2

Sunday, June 21st 2009, 10:31pm

Yaziyi okurken icim bir tuhaf oldu, guzel konu icin tesekkurler

*SaHiN*

Emekli Admin

  • male

Posts: 14,014

Date of registration: Feb 11th 2005

Hobbies: Fußball-Tischtennis-Boxen-Schwimmen-Auto fahren-

Level: 58 [?]

Experience: 37,287,229

Next Level: 41,283,177

Danksagungen: 310

  • Send private message

3

Wednesday, November 18th 2009, 8:10pm

Paylasim icin tesekkürler *28* *28* *28*...

Counter:

Hits today: 501 | Hits yesterday: 2,199 | Hits record: 9,256 | Hits total: 759,385 Average hits: 2,215 | Clicks today: 9,014 | Clicks yesterday: 21,936 | Clicks total: 6,415,681 | Clicks record: 60,478 | Clicks avarage: 18,713.52 Counter age (days): 342.84 | Counts since: Jun 18th 2011, 2:13pm

Zirve1 en iyi Türk Siteleri
Zirve1 en iyi Türk Siteleri