Beterin beteri var...
Dün ( 26.07.2009 ) eski dostlarım ziyaretime geldi..Uzun zaman olmuştu görmeyeli..Aslında bir nevi beni teselliye gelmişlerdi..Çünkü son zamanlarda girmiş olduğum buhrandan haberleri vardı, beni dinlemek bana teselli olmaktı amaçları..Msn den arada bir selamlaşsakta, beni üzmemek için kendi yaşadıkları hakkında bilgi vermemişlerdi..
Neyse, oturduk biraz sohbet ettik, iş, özel, aile, fazla detaya girmeden ruh halimin son zamanlarda iyi olmadığını, ve 5-6 aydır eş, dost kimse ile görüşmediğimi anlatmıştım..İyiki geldiniz iyiki yanımdasınız dedim Teşekkür ettim..
Abimiz olan Reşat, anlatmaya başladı, üzülme, hayat bu, bize sunulanı yaşamak zorundayız..Kendini bukadar koyverme, herşeyi oluruna bırak dedi..Ne olacaksa olacaktır..Bizde son 1,5 aydır çok kötü zaman geçirdik sana diyemedik üzülme diye..dedi..Arkadaşımız olan Usta'nın gözleri doldu..Hayırdır dedim ne oldu? Anlatmak istemediler önce, ben ısrar edince anlattılar..Çok sevdiğim bir arkadaşımı kaybettim sen tanımıyorsun dedi..Başın sağolsun üzüldüm dedim..Vicdan azabı çekiyorum dedi, hayırdır dedim, intiharmı etti? Hayır, intihar değildi, yüksek tansiyon! Peki sen neden vicdan azabı çekiyorsun arkadaşım dedim..Anlattı..Çocukluk aşkıydım onun, ama benim gözüm yükseklerdeydi onu farketmemiştim..Farklı kişilerle evlendik..Yıllar geçti boşandık..Tekrar çocukluk arkadaşımla karşılaştık, kısa bir beraberlik yaşadık, beni çok seviyordu ama çok boğuyordu, aslında onun sevgisine layık değildim, onun beni sevdiği kadar sevmiyordum..Tekrar bir ayrılık yaşadık, böylece onu hayatta 2 kez terk etmiş oldum dedi Usta! Bundan 3 sene önce yollarımız yine kesişti ve biz tekrar beraberliğe başladık..3 senedir sorunsuz giden beraberliğimiz vardı.. 1,5 ay önce, evde şiddetli bir kavgamız oldu, kızdım çektim gittim evden..Bana telefonla 40 çağrı yaptı açmadım telefonu, 30 mesaj gönderdi cevap vermedim hiç birine..Küsmüştüm cünkü.dedi Usta...Kavgamızdan 3 gün sonra iş yerindeyim bir dostum aradı ve dediki, B. onu kaybettik, inanmadım, şaka yapıyorum de dedim, ama yok dostum B. yi kaybettik dedi. nasıl olur, delirdim olduğum yerde, yığıldım, bittim o an...Kendime gelmem 1,5 ay sürdü, hazmedemedim, kendimi suçlu hissediyorum, vicdan azabından hergün öldüm diye anlattı Usta..
O zaman biraz durdum ve düşündüm, arkadaşımı teselli etmeye çalıştım, takdir Allahın, sen birşey yapmadın, acı çekmenin sebebi, onun çağrılarına cevap vermemiş olman..Ayrıca sevdiğin beraber olduğun kadını kaybettin..Allah sabır versin dedim ve Düşündüm...Bazı insanlar dert keder, gam yaşar, ve ölüm yok ya ucunda diye başka dostlarda teselli eder..Bu yaşanmış gercek hikayeden ben şunu anladım, BETERİN BETERİ VAR...Dün beni ziyarete gelen dostlarım Resat ve Usta, bana iyi ders verdi..Her ne kadar sık, sık görüşemesekte, beni seven sayan yakın dostlarım...Onları bana Allah gönderdi, ''ölüm yok ya ucunda'' der geceriz..Yaradan bana şunu anlattı, bak sen kendini boşverdin, hayata küstün, dert kedere yenik düştün ama bulunduğun haline şükret, en azından sevdiklerin hayattalar...En yakın dostunun başına gelen, seninde başına gelebilirdi..Evet, ben bu dersi aldım, ve şükürler olsunki, yollarda ayırsa, gurbet sektede vursa, hasret acısı zorda olsa, en azından sevdiğim yaşıyor, her yeni günde umut var...Beterin beteri var diyerek halimize şükredelim, positif (olumlu) düşüncelerle hayata sarılalımki, olumlu şeylerde bizi bulsun inşallah..
Bu gercek yaşanmış olayı paylaşmak istedim sizlerle..
S.A.