sonra bir durağa yaslanıyorum..
sonra bir kente..
ve sen gidiyorsun..
ben kanıyorum.
diyorlar ki "kendini dinleme hiçbir şey söylemiyorsun"..
oysa "gel" desen gelirdim biliyorsun..
yorgun haliç´e biraz inat..
biraz ihanet bırakıyorum..
ellerinden bir tedirginliği bir tehdidi avuçluyorum..
aklıma düşüyorsun..
düşüyorum..
düşünce..
üşüyorum..
azgın hüzünlerle körlüğüme göçüyorum..
ayrılığın saati kaç geçiyor bilmiyorum..
yalanlarımla bir hiçlikteyim..
beni içinden kaç..
ağzımdaki uykudan öpmüyorsun nicedir..
nerde kimi üşüyorsun..
artık kendini yakan bir ateşim..
kendimize birbirimizden düşler yapamıyoruz..
şimdi boş duraklara yaslanıyorum..
boş kentlere..
oysa "gel" desen gelecektim..
gün düşlerime dönüşlerimde..
bakışın içiyor beni gözlerimden..
gövdemi düşürüyorum güz yavrusu duraklara..
uzaklığına uzanıyorum..
sevdiğin sonbahar geçiyor üstümden..
ama artık hiçbir göğü içmiyorsun dudaklarımdan..
yıkılıyorum şarkılara..
"kimseler biliyor"..
yalnızlık dostumdu..
şimdi korkum oluyor...
oysa "gel" desen gelecektim..
artık her şey kımıltısız bir geceye dönüşüyor..
güz artığı saçlarımda oynaşan sensizlik..
göz karana yenik düşüyor en korkak yanlarımdan..
kendimi yitirdikçe sana gidiyorum..
göbek çukurumda sobelere karanlık uyutuyorum..
düş satıcısı ispiyoncu bir ihtiyarın insafına kalıyorum..
uysal yalnızlıklar satın alıyorum..
gülüşümle ödeyerek..
ve içimde yalancı bir katil taşıyorum..
yeni utançlar biriktiriyorum eski günahlarıma..
cüzamlı ruhlar cehennemine gidiyorum ben..
kirli sözlerimi temize çekme..
avlunda bıraktığım az kullanılmış intiharları deniyorum..
ne vakit nikotinli ellerinden yola çıksam..
susuşuna kan döküyor gözlerim..
sen gözüne çiğ kaçtı sanıyorsun..
oysa bilmelisin araz´ım..
kimsenin içi görünmez..
ve hiç bulamadıklarını..
asla yitiremezsin..
bak şimdi aramızda sessiz kalıyor..
söylenecek bütün sözler..
her sabah akşam oluyorsun..
alnından ellerine damlıyorsun..
yüzündeki yağmurla iniyorsun kente..
içine dert oluyorsun kentin..
dışına yağmur..
yüreğinde dağılıyor kristal şehirler..
duvarların kan öksürüyor..
beni bir durağa yaslıyorsun..
beni bir kente..
gidiyorsun..
oysa "gel" desen gelecektim..
susmak en inatçısı olmaktır yalnızlığın..
en susmakta neydi öyle..
sen en dinlerken..
biliyorum araz´ım..
insan kendini bulmamalı, hep aramalı..
gittiğin yerden başlıyorum öyleyse..
gece cinnetlerimi de alıp yanıma..
denize bakmayı bilmeyenler..
bir gün mutlaka boğulur..
işte bundandır gözlerinden kaçışlarım..
siz hiç yar saçının bir telinden kendinize gurbet yaptınız mı?
ben şimdi gurbetim..
içimde taşıyorum..
heba olsa da senlerce yılım..
oysa "gel" desen gelecektim..
ömrümden düşürdüğüm sol anahtarlarına takılıyorum hep..
ve hayat yüklü kamyonlar geçiyor üstümden..
şairler ölüdür derler..
inanmıyorum..
en karanlık ceketimi giyiyordum..
ışığa kördüm çünkü..
şimdi ise güneşe ilerliyorum..
dirilmek için..
kimliği paslanıyor eski bir anarşistin..
gecenin kör gözünden utanıyorum..
yine bir tren geçiyor içimden..
sen kesiliyorum gülüşümün karşılığı..
saçların bir rüzgarın öyküsünü taşıyor..
görmüyorum söylemiyorsun kırılıyorum..
hiçliğimin etleri yolunuyor şizofrenik bir gecede..
sana bir öykü çıkarıyorum ağzımdan..
süsle beni ey aşk..
geçtiğin yerleri öpüyorum..
yarısı yanık bir aşkın küllerini taşıyorum..
dişlerindeki nikotin tadı terkimde..
sirenler ve ateş hatları içip..
sesini peydahlıyorum kendimden ve kentimden..
ıslak ceplerimi buluyorum el yordamıyla..
çok davullu bir senfoni sürçüyor..
dikiş tutmaz ayrılığımda..
kirpiğinden yapılma bir darağacına..
geceyi asıyorum..
yoksun..
bu yağmurlar ıslatmıyor beni..
bir durağa yaslanıyorum sensiz..
şakağımda..
intihar acemisi bir şairin..
delilik provaları..
arkandan uluyan kapılardan..
söküyorum kokunu..
yokluğunu kokluyorum..
yokluğunu yokluyorum..