Güldügüm her an’i günah bilen tövbekâr,
Ölümün koynunda soguttum yüregimin terini.
Uslanmaz kasirgalarinda tükettim dizlerimin ferini.
Sen çekme, günahinla boyanmis askimin son ipini.
Züleyha bakisli gecelerin uslanmaz melikesi,
Dön maziye, dudaklarima kim sürdü acinin zehirini ?
Sirtima hatira diye saplayan kimdi kanli hançerini ?
Yaralarima derman diye kim sürdü ölüm illetini ?
Ben; karanliklarina bir mum alevi ararken;
Sen, günesli sabahlarda sirtima kör hançer sokandin.
Ben; bir gözyasina canimdan vazgeçmisken,
Sen, gönlüme sebepsiz mahser kurdurandin.
Yarali yüregimde kör biçaklari biledin, sustum.
Firtinalari saldigin o islak gözlerimi çoktan kuruttum.
Tövbekâr olsan da zaman salincaginda
Artik uyan rüyalarindan, ben seni çoktan unuttum.
Hicranini gömüp zulmünü kendi kusurum bildim.
Gönlüme acini revâ görüp, hakkimi helal ettim.
Günahta nasirlanmis yüregine dayanamayip,
Tövbelerini dudaklarimi sürüp affini Hak’ tan diledim.