Hava çok soğuktu. Tren garında sarılıp biraz gözyaşı döktük. Üniformasının kokusu hâlâ burnumda. Herkes artık barışın imzalandığını, nişanlımın çabucak geri döneceğini söylüyor. Ama bence bu iş hemen bitmez.
Gardan doğruca eve geldim. Hem elektrik hem de doğalgaz kesikti. Zaten savaş yüzünden ikisi de nadiren bulunuyor. Üst üste iki kazak giymeme rağmen çok üşüdüm. Ders çalışmam lazımdı ama soğuk yüzünden konsantre olamadım. Kalkıp çalıştığım gazeteye geldim ben de. Burası hiç olmazsa sıcak.”
Kızın telefondaki sesine, simültane tercümanın muhacir aksanlı Türkçesi karışıyordu: “Akşam gazetede bir parti verdik. Barış anlaşmasını kutlamak için.
Savaş sırasında yokluktan icat etmek zorunda kaldığımız yemeklerden
son kez yaptık. Başka yerde göremeyeceğiniz yemeklerdi... Tabii hepsinin
hatırası var.
O yemeklerden son kez yer ve savaşta bize moral veren şarkıları dinlerken nişanlımı düşündüm. Büyük ihtimalle trendeydi hâlâ. Yolu uzun, hava çok soğuktu.
Sizlerle paylaşacağım şarkıyı, biraz da onun için seçtim... Goran Bregoviç’in Bosnalı gençler arasında hâlâ çok sevilen eski grubu ‘Bjelo Dugme’den...
Şarkının adı, Ako mozes zaboravi...”
***
Bağlantı kesildi, kederli bir Rock şarkısı duyuldu: Yorgun bir gitar, dokunaklı bir ezgi...
Açık Radyo’yla tanışmam böyle oldu işte... Savaş sırasında yayınladıkları “Bosna Günlüğü” programını dinlerken.
Her sabah telefonla Saraybosna’ya bağlanıp bir gazetecinin ağzından günlük hayatı yansıtıyorlardı. Sonra da o gazetecinin seçtiği bir şarkıyı çalıyorlardı.
Yaşadıkları acılara rağmen Dayton Barış Anlaşması şerefine parti verecek kadar hayata bağlı Bosna halkı hiç çıkmadı aklımdan.
Beni onlarla tanıştıran Açık Radyo ise yeni yaşını özel bir şenlikle kutluyor.
Ona emeği geçen herkese yürekten bir selam yolluyor ve sıradaki Bjelo Dugme parçasını kendilerine armağan ediyorum: “Ako mozes zaboravi...”