You are not logged in.

Üyelik Açıldı !...Üyelik Açıldı !...Üyelik Açıldı !...Üyelik Açıldı !...

Dear visitor, welcome to ONUR BOARD. If this is your first visit here, please read the Help. It explains how this page works. You must be registered before you can use all the page's features. Please use the registration form, to register here or read more information about the registration process. If you are already registered, please login here.

  • male
  • "*JaKoTa*" started this thread

Posts: 5,581

Date of registration: Dec 30th 2005

Level: 53 [?]

Experience: 17,494,442

Next Level: 19,059,430

Danksagungen: 466

  • Send private message

Widder

1

Friday, January 27th 2006, 4:54pm

DÜNYA KLASİKLERİNDEN SEÇMELER

Lev Tolstoy


İvan İlyiç'in Ölümü



Tolstoyun, iyi bir hayat yaşadığını zanneden bir adamın, ölümün yaklaştığını anladıkça
yavaş yavaş aslında yaşamamış olduğunu fark edişini büyük bir saflık ve şaşırtıcı bir samimiyetle anlattığı bu kısa ama büyük romanını, Ergin Altayın Rusça aslından yaptığı güçlü çeviriyle sunuyoruz.

Başlardaki adı Bir Yargıcın Ölümü olan hikâyeye ilişkin fikir Tolstoyun aklına, 1881de Tula Mahkemesinde yargıçlık yapan İvan İlyiç Meşnikovun öldüğünü duyduğunda gelmiş ve Tolstoy daha sonra Meşnikovun kardeşinden olayın ayrıntılarını öğrenmişti. Kafasındaki asıl fikir, ölümle önce mücadele eden, sonra da kendisini ona bırakan bir adamın günlüğünü kaleme almaktı. Ama yavaş yavaş eğer üçüncü şahıs gözünden anlatılırsa, hikayenin trajik boyutunun derinlik kazanacağını gördü. Ve günlük, bir romana
dönüştü.
Henri Troyat, Tolstoy


DİRİLİŞ


Tolstoyun inanılmaz gözlem gücünü ve hassas duyargalarını toplumsal eşitsizliğe, üst sınıfların kalpsizliğine ve suçluluk duygularına ve Çarlık Rusyasının acımasız bürokrasisine yönelttiği en eleştirel romanıdır Diriliş.
Dirilişi bir seferde okudum. Çarpıcı bir eser... En ilginç kahramanlar, prensler, generaller, ihtiyar hanımefendiler, köylüler ve mahkûmlar... Ne usta bir kalemi var Tolstoyun. Romanının ise sanki sonu yok.
Anton Çehov (Menşikova mektup, 1900

  • male
  • "*JaKoTa*" started this thread

Posts: 5,581

Date of registration: Dec 30th 2005

Level: 53 [?]

Experience: 17,494,442

Next Level: 19,059,430

Danksagungen: 466

  • Send private message

Widder

2

Friday, January 27th 2006, 5:32pm

SAVAŞ VE BARIŞ (2 CİLT)


İşte bütün romancıların en büyüğü -Savaş ve Barış yazarı için başka ne diyebiliriz ki...
Virginia Woolf
Her akşam kalkıp Savaş ve Barışı okuyorum. İnsan öyle bir merak ve öyle saf bir heyecanla okuyor ki, sanki daha önce hiçbir şey okumamışız gibi geliyor. Harikulâde güzel.
Anton Çehov
Bana Tolstoyun Savaş ve Barışını okuma fırsatı verdiğiniz için size teşekkür ederim. Birinci sınıf! Ne sanatçı ve ne psikolog! İlk iki kısım kusursuz, ama üçüncü yokuş aşağı gidiyor... Bazı kısımlar ise Shakespeare düzeyinde.Okurken zevkten gözlerimden yaşlar aktığını hissettim,üstelik bu çok da uzun sürdü. Evet, güçlü. Çok güçlü!
Flaubert (kendisine romanın Fransızcasını yollayan Turgenyeve yazdığı mektuptan)
Tolstoyun Savaş ve Barışı son bin yılda yazılan en büyük on edebiyat eserinden biridir. Bütün 19. yüzyıl romanları içerisinde Tolstoyun Napolyonun Rusyayı işgalini anlatan panoraması, hacmi, insan anlayışı, kahramanlarının soluğu ve tarih üzerine düşüncelerinin akışı bakımından en büyüğüdür. Resmin büyüklüğüne rağmen bireysel fırça darbeleri de her zaman kesin, doğru ve vecizdir.
John Updike


ANNA KARENİNA


Anna Karenina benim okuduğum en mükemmel, en kusursuz, en derin ve en zengin roman. Tolstoyun her şeyi gören, herkesin hakkını veren, hiçbir ışığı, hareketi, ruhsal dalgalanmayı, şüpheyi, gölgeyi kaçırmayan, inanılmayacak kadar dikkatli, açık, kesin ve zekice bakışı, bu romanın sayfaları çevirdikçe okura, evet, hayat böyle bir şey! dedirtir. Yarıştan önceki bir atın diriliğini, mutsuz bir bürokratın yavaş yavaş düştüğü yalnızlığı, bir kadın kahramanının üst dudağını, bir büyük ailedeki dalgalanmaları, hep birlikte yaşanan hayatlar içinde tek tek insanların inanılmaz ve hayattan da gerçek kişisel özelliklerini Tolstoy mucizeye varan bir edebi yetenek, hoşgörü ve sanatla önümüze seriverir. Roman sanatı konusunda eğitim için okunacak, defalarca okunacak ilk roman Anna Kareninadır. Nabokovun bu büyük roman hakkındaki sonsözü ise Tolstoyun mirasçısı bir başka büyük yazarın edebiyat, roman ve hayat konusunda vazgeçilmez bir dersi niteliğinde.
Orhan Pamuk

  • male
  • "*JaKoTa*" started this thread

Posts: 5,581

Date of registration: Dec 30th 2005

Level: 53 [?]

Experience: 17,494,442

Next Level: 19,059,430

Danksagungen: 466

  • Send private message

Widder

3

Saturday, March 25th 2006, 1:11pm

DOSTOYEVSKİ


DELİKANLI




Delikanlı yalnızlıktan ve dış dünyadan kopmaktan özel bir ruhsal kıvama ulaşan genç ve tipik bir Dostoyevski kahramanının hikâyesidir... Dostoyevskinin en büyük kitapları arasında hiç sayılmayan bu romanı ilginç yapan şey, tıpkı kahramanı gibi yazarının da
bu sayfalarda büyük amaçlarla kendi akıl karışıklığı arasında bölünmüş gözükmesidir...
Bütün bu karakterler, her ne kadar birbirinden farklı olsalar da, önemli bir ortaklığa sahiptir: Öncelikle, istisnasız her biri, yalnızdır -hayatı ve yaşadıkları çevreleri anladıkları için kendilerine yeten, kendi dünyalarına gömülü ve kendileriyle meşgul olarak yaşadıkları için başkalarına hep yabancı gözüyle bakan insanlardır. Onların gözünde diğer insanlar, ya kendilerini hükmü altına alma tehdidi taşıyan ya da kendilerine boyun eğecek yabancı birer güçtür sadece. Delikanlının genç Dolgorukiysi, bir Rothschild olma fikrini açıklayıp bu fikri gerçekleştirmek üzere yaptığı deneyleri anlatırken -bu deneyler ruhsal açıdan Raskolnikovunkilere çok benzer- onları yalnızlık ve güç kelimeleriyle nitelendirir. Tek başınalık, diğer insanlardan kopukluk, yalnızlık hali, insanlar arasındaki ilişkileri bir üstünlük/aşağılık mücadelesine dönüştürür.
GEORG LUKÁCS





BUDALA




Niyetim bütünüyle güzel bir insanı anlatmaktır. Dostoyevski Budalayı bu amaçla kaleme aldı ve peygamberimsi kahramanı Prens Mişkini böyle yarattı. Dostoyevskinin en büyük dört romanından biri olan Budala, aynı zamanda gelmiş geçmiş en büyük aşk romanlarından biridir de. Bu dünyada iyi olmak mümkün müdür, yoksa bu biraz da budalalık mıdır? Bu başeserinde Dostoyevskinin şeytani zekâsı iyilik ile kurnazlık, saflık ile günah, aşk ile inanç arasındaki tehlikeli bölgelere giriyor.
İnsanlık komedyasının olağanüstü zenginliğine rağmen, Dostoyevskinin kişileri hep aynı düzeyde, alçakgönüllülük ve gurur düzeyinde toplanır ve sıralanırlar... Dostoyevskinin kadın kahramanları, erkeklerden de fazla kararlıdırlar gururlu olmaya, onları gurur harekete geçirir hep.
André Gide

  • male
  • "*JaKoTa*" started this thread

Posts: 5,581

Date of registration: Dec 30th 2005

Level: 53 [?]

Experience: 17,494,442

Next Level: 19,059,430

Danksagungen: 466

  • Send private message

Widder

4

Saturday, March 25th 2006, 1:18pm

SUÇ ve CEZA




Dostoyevskinin kendi dünyasının kurduğu
en sevilen, en çok okunan, en unutulmaz
ilk büyük romanı Suç ve Cezayı büyük çevirmen Ergin Altayın İletişim Yayınları için
yeni yaptığı güçlü çevirisiyle ve
Murat Belgenin önsözüyle sunuyoruz.

Aşkı ilk yaşamak, denizi ilk görmek gibi, Dostoyevskiyi de keşfetmek insanın hayatında çok önemli bir tarihtir. Bu genellikle ilk gençlik çağında olur; yaşlılıkta daha huzurlu yazarları okuruz. 1915te Cenevrede Suç ve Cezayı okudum. Kahramanları bir katil ve bir orospu olan bu roman bana çevremizdeki savaştan da yıkıcı ve etkileyici geldi... Dostoyevskiyi okumak bilmediğimiz büyük bir şehrin içine ya da bir savaşın gölgesine girmek gibidir.
J. L. Borges






KUMARBAZ




Dostoyevskinin kendi kumar tutkusu ile tutkulu bir aşkını dramlaştırarak bir hamlede yazdığı bu romanı Ergin Altay çevirisiyle sunuyoruz.

Dostoyevski yayıncısı ile yaptığı bir kontrat yüzünden Kumarbazı yirmi beş günde yazdı. Acelesi yüzünden romanı kendi eliyle yazmayan Dostoyevski, bir stenograf tutmuş; Anna Grigoryevna adlı bu genç kadınla daha sonra evlenmişti

Counter:

Hits today: 1,357 | Hits yesterday: 0 | Hits record: 19,314 | Hits total: 4,473,976 Average hits: 3,928.39 | Clicks today: 8,858 | Clicks yesterday: 11 | Clicks total: 40,649,242 | Clicks record: 177,791 | Clicks avarage: 35,692.19 Counter age (days): 1,138.88 | Counts since: Jun 18th 2011, 2:13pm

Zirve1 en iyi Türk Siteleri
Zirve1 en iyi Türk Siteleri